
Öteki'de dokuzuncu rütbeden bir memurun başına gelenleri, giderek daha az güvenebildiğimiz bir bakışın içinden takip ediyoruz. Golyadkin için küçük bir karşılaşma bile uzun bir hesaplaşmaya dönüşebiliyor. İnsanların ne düşündüğünü, bir sözle ne ima ettiğini, kendisine neden öyle baktığını kurcalayıp duruyor. Sanki herkes onun hakkında bir şey biliyor da kendisi anlayamıyor. Amiriyle mi savaşıyor, meslektaşlarıyla mı, kendisiyle mi? Bir yerden sonra bu ayrımın kalktığını fark ediyorsunuz.








