Gerekliyse Yak
İnsanlar farkındalık kazanmanın tüm sorunları çözeceğini düşünüyor. Hayır; aksine farkındalık bir odanın ışığı gibidir. Onu açtığında tüm dağınıklığı görebilirsin.
Veya ışığı açmaz, sağa sola çarpa çarpa yaralı bir şekilde yere düşersin. Umutsuzluğa kapılır, neye çarptığını düşünürsün. Ayağa kalkıp diğer yöne doğru yürümeye karar verir, başka bir şeye çarpar, bir kez daha düşersin. Yapman gereken, ışığı açma fırsatın olduğu yere geri sürüklenip bu fırsatı değerlendirmektir oysa.
Ardından dağınıklığı görebilirsin.
Bu başlangıçtır; veya bitiş.
Umutsuzluğa kapılabilirsin. Asla düzelemeyeceğini düşünüp vazgeçebilir ya da “bir ara düzenlerim” deyip ışığı kapatıp odadan çıkabilirsin.
Kim almıştı bu kadar şeyi bu odaya? Bu kitap istifleri de neyin nesi? Neden tozlu zemin anılarla kaplı? Nedir bu duvardaki takvim; üzerinde planlar? Ya masadaki izmaritler?
Ne vardı bu dağınıklığın altında; gerçekten arzuladığım konfor mu?
Al işte, bir yol ayrımı daha. Değer mi bu dağınıklığı toplamaya, eğer ortaya bir şey çıkmayacaksa?
Belki de fırsat olur; değiştiririm odayı oda yapan şeyleri, parça parça.
Ama önce şu dağınıklığı temizlemeliyim, farkındalık ışığını arkama alarak.
Perde, güneş, bir bakış, karanlık, ıssızlık veya başka insanların oda ışıkları, soğuk, pencereyi açmak, atlamak, hayır... yerdeki müzik çalar, bir şarkı, çatlak duvar, devrik kitaplığın ardında kalmış bir kapı daha, kolu nerede, nasıl göremedim bunları, kim yardım etti ışığı açmama?